Emekli aylığı nasıl hesaplanır?
Yaşlılık aylığının çekirdeği tek bir çarpımdır:
Aylık = Ortalama güncellenmiş kazanç × Aylık bağlama oranı (ABO)
Ancak bu çarpım bir kez değil, hizmetinizin geçtiği her yasal dönem için ayrı ayrı yapılır. Türkiye'de emeklilik mevzuatı 2000 ve 2008'de iki kez köklü biçimde değişti; eski dönemde geçen hizmetiniz eski kuralla, yeni dönemde geçen hizmetiniz yeni kuralla değerlendirilir. Her dönem kendi kısmi aylığını üretir ve bu kısmi aylıklar gün payına göre toplanır.
Üç dönem, üç ayrı kural
Aşağıdaki tarihler hizmetin geçtiği dönemi ayırır. Bunları sigortalılık başlangıcıyla karıştırmamak gerekir: EYT ve kademeli emeklilik tartışmalarında geçen 8 Eylül 1999 tarihi kimin hangi kapsama gireceğiyle ilgilidir; aylığın hesabında rejim değişimleri 1 Ocak 2000 ve 1 Ekim 2008'dir.
| Dönem | Kural | 9.000 günde ABO | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 1999 sonu ve öncesi | Gösterge sistemi | — | 506 s.K. (4447 öncesi) |
| 1 Ocak 2000 – 30 Eylül 2008 | İlk 3.600 gün her 360 günde %3,5 sonraki 5.400 gün %2 sonrası %1,5 |
%65 | 506 s.K. Geçici m.82 |
| 1 Ekim 2008 ve sonrası | Her 360 gün için %2 (oran %90'ı geçemez) |
%50 | 5510 s.K. m.29 |
Tablodaki son sütun, kamuoyunda sık duyduğunuz "aynı prim günü neden aynı maaşı getirmiyor" sorusunun cevabıdır. 9.000 gün (25 yıl) 2000–2008 kuralıyla kazancınızın %65'ini aylığa çevirirken, aynı gün sayısı 2008 sonrası kuralla %50'sini çevirir. İki kişinin prim günü birebir aynı olsa bile hizmetlerinin dönem dağılımı farklıysa aylıkları farklı olur.
Aylık bağlama oranı neden kademeli?
2000–2008 rejiminde ABO azalan kademelerle ilerler: ilk 10 yıllık hizmet (3.600 gün) en yüksek getiriyi sağlar, sonraki yıllar daha az ekler. 2008 sonrası rejimde ise kademe yoktur — her 360 gün eşit olarak %2 ekler ve toplam oran %90'da durur.
Bunun pratik sonucu şudur: 2008 sonrası rejimde çalışmaya devam etmenin aylığa katkısı doğrusaldır, eski rejimdeki gibi ilk yıllarda yoğunlaşmaz. Buna karşılık 2008 sonrası rejimde aynı orana ulaşmak çok daha fazla gün gerektirir: %65'e ulaşmak için 11.700 gün (32,5 yıl) prim ödemek gerekir.
Ortalama kazanç: aracın en zayıf halkası
Formülün ikinci çarpanı olan ortalama güncellenmiş kazanç, çalışma hayatınız boyunca bildirilen bütün prime esas kazançların, her yıl için ayrı bir güncelleme katsayısıyla emeklilik yılına taşınıp ortalanmasıyla bulunur. 2008 sonrası rejimde bu katsayı, o yılın TÜFE değişiminin %100'ü ile gayri safi yurt içi hasıla gelişme hızının %30'unun toplamına 1 eklenerek hesaplanır.
Bu, kullanıcının başında oturup hesaplayabileceği bir şey değildir: onlarca yılın kazanç bildirimlerini ve her yıla ait iki ayrı makro veriyi gerektirir. Bu yüzden araç ortalamayı sizden alır, üretmez. Bugünkü brüt maaşınızı yazarsanız sonuç, "kariyerim boyunca reel olarak bu seviyede kazanmış olsaydım" senaryosunu gösterir — geçmişte daha düşük kazandıysanız gerçek aylığınız bunun altında çıkar.
Kesin ortalamanızı öğrenmenin tek yolu e-Devlet → SGK Tescil ve Hizmet Dökümü ile SGK'nın kendi hesabıdır. Bu araç o hesabın yerine geçmez; mekanizmayı gösterir.
Alt sınır aylık: hesabın altındaki taban
Formülden çıkan tutara kök aylık denir. Kök aylık, yürürlükteki en düşük emekli aylığının altında kalırsa aradaki fark tamamlanır ve ödenen tutar o tabanın altına düşmez. Ocak 2026'da 20.000 TL'ye yükseltilen alt sınır aylık, Temmuz 2026 zammıyla 23.552 TL oldu.
Bu tabanın önemli bir yan etkisi var: düşük kazançlı ve az primli hesaplarda kök aylık ile ödenen aylık birbirinden kopar. Araç bu durumu ayrıca işaretler, çünkü tabana yaslanan bir hesapta fazladan prim ödemek ödenen aylığı hemen artırmaz — önce kök aylığın tabanı geçmesi gerekir.