Akademik inceleme

Türkiye'de emekliliğin finansal matematiği

Emeklilik tartışmasında sık sık yan yana konan sayılar çoğu zaman aynı şeyi ölçmez. Yaşlı bağımlılık oranı ile aktif/pasif oranı, teorik ikame oranı ile gözlenen hane geliri, fon stoku ile yeni tasarruf — üç çift, altı ayrı ölçü. Bu yazı OECD, TÜİK, SGK ve EGM verilerini ortak bir çerçeveye koyuyor ve süre, getiri, kapsam ile fiyat düzeyinin hesabı nasıl değiştirdiğini gösteriyor.

Koray Öner

Akademik künye

Bu yazı, aynı başlıklı akademik çalışmanın web sürümüdür. Metin kısaltılmamış; tablolar ve şekiller ekranda okunacak biçimde yeniden çizilmiştir. Çalışma nedensel politika değerlendirmesi veya kişiye özgü aylık tahmini içermez.

Alt başlık
Nüfus yaşlanması, çalışma hayatı, gelir ve tasarruf ilişkileri
İngilizce
The Financial Mathematics of Retirement in Türkiye
Anahtar kelimeler
Nüfus yaşlanması, emeklilik finansmanı, gelir ikame oranı, hanehalkı tasarrufu, reel getiri
Veri erişimi
13 Eylül 2026
Tam metin
Academia.edu sayfası

Aynı görünen üç çift sayı

Emeklilik, çalışma döneminde elde edilen kazançlar ve biriken haklar ile çalışma sonrasındaki tüketim gereksinimleri arasında zamanlar arası bir ilişki kurar. Bu ilişki hem hanelerin bütçelerinde hem de emeklilik sistemlerinin gelir ve ödeme akımlarında gözlenir. Nüfusun yaş bileşimi ödeme ufkunu etkilerken, istihdam ve kayıtlı kazançlar finansmanın gelir tabanını belirler.

Bu boyutların aynı tanım ve zaman aralığında ele alınmaması, birbirinden farklı göstergelerin aynı ekonomik büyüklük olarak yorumlanmasına yol açar. Yazı boyunca üç ayrım korunuyor: gözlem (belirli dönem için yayımlanmış istatistik), projeksiyon (varsayımlar altında ileri taşınan hesap) ve senaryo (ilişkinin yönünü göstermek için burada seçilen sayısal örnek). Bu üçü birbirinin yerine kullanılmıyor.

Tablo 1Gösterge tanımları ve yorum sınırları
GöstergeÖlçtüğü ilişkiYorum sınırı
Yaşlı nüfus payı65+ nüfus / toplam nüfusEmekli aylığı alanların oranı değildir.
Demografik bağımlılık65+ nüfus / çalışma çağındaki nüfusÇalışma çağındaki herkes çalışmaz.
Aktif/pasif oranıİdari kayıttaki aktifler / pasif dosyalarPrim tutarını ve ödeme düzeyini içermez.
Net gelir ikame oranıNet emekli aylığı / net çalışma kazancıModel sonucu ile gözlenen aylık ayrılır.
Hanehalkı tasarruf oranıTasarruf / harcanabilir gelirHer hanenin tasarruf davranışını vermez.
Fon büyüklüğüBelirli tarihte birikmiş varlık stokuBir dönemin tasarruf akımı değildir.

Yazarın kavramsal sınıflandırması. İşgücü göstergeleri anket tahmini, SGK sayıları idari kayıt, hanehalkı tasarrufu ise ulusal hesap büyüklüğüdür; bu farklı üretim yöntemleri aynı dönem için bile serilerin birbirine eşit olmasını gerektirmez.

Demografik ufuk: Türkiye nerede, ne zaman geçiyor?

TÜİK'e göre Türkiye'de 65 ve üzeri nüfus 2020'de 7,95 milyon iken 2025'te 9,58 milyona ulaşmıştır; toplam nüfustaki payı %9,5'ten %11,1'e çıkmıştır. TÜİK ana senaryosu bu payı 2030 için %13,5, 2040 için %17,9 ve 2060 için %27,0 olarak verir. Bunlar demografik varsayımlara bağlı projeksiyon değerleridir.

Uluslararası karşılaştırmada OECD, 65+ nüfusu 20-64 yaş nüfusuna böler. TÜİK'in yaşlı bağımlılık oranındaki payda ise 15-64 yaştır; bu iki oran doğrudan eşitlenemez. Aşağıdaki şekil OECD tanımını kullanır.

Şekil 1 / OECD tanımı

Türkiye bugün OECD'nin yarısında; 2084'te üstünde.

100 çalışma çağındaki kişiye (20-64 yaş) düşen 65+ nüfus. Yaşlanmanın hızı, düzeyinden daha çarpıcı: Türkiye 60 yılda 4,5 kat artıyor.

Türkiye OECD ortalaması
  • 2024 — gözlem
    Türkiye16,8 OECD32,6
  • 2054 — projeksiyon
    Türkiye42,5 OECD55,2
  • 2084 — projeksiyon
    Türkiye75,4 OECD67,7
Çubuk uzunlukları 0-80 aralığına ölçeklenmiştir. 2054 ve 2084 değerleri Birleşmiş Milletler orta varyantına dayalı projeksiyondur, gerçekleşme değildir. Kaynak: OECD (2025, Tablo 6.2).

Demografik oran, kayıtlı çalışan başına aylık alan sayısına dönüşürken istihdam, sigortalılık, yaşa göre aylık alma ve prim yoğunluğu gibi ara değişkenlerden geçer. Dolayısıyla yaş yapısı tek başına emeklilik finansmanının sonucunu belirlemez. Aynı nüfus bileşiminde istihdam edilenlerin ve prim bildirilen ayların farklı olması, finansmanın gelir tarafını değiştirir.

Yaşa koşullu yaşam beklentisi

TÜİK'in 2023-2025 hayat tablolarında doğuşta yaşam beklentisi 78,5 yıl, 65 yaşında kalan yaşam beklentisi 18,4 yıldır; bu değer erkeklerde 16,7, kadınlarda 20,0 yıldır. Emeklilikteki süre, doğuşta yaşam beklentisinden emeklilik yaşı çıkarılarak bulunmaz — ilgili yaşa ulaşmış olma koşulu hesaba katılmalıdır. Dönem hayat tablosu da tek bir kişinin ömrünü veya gelecekteki ölüm oranlarını kesin olarak belirlemez.

Çalışma süresi: haftalık saat neyi ölçmez?

TÜİK'in 2025 yıllık sonuçlarında 15+ nüfus için istihdam oranı %49,0; işgücüne katılma oranı %53,5'tir. İstihdam oranı erkeklerde %66,4, kadınlarda %32,1; toplam istihdam 32,566 milyon kişidir.

Tablo 2Çalışma süresinin farklı boyutları
BoyutGözlemMatematiksel karşılığı
Haftalık fiili süreAralık 2025: 43,1 saatÇalışılan dönemdeki emek girdisi
Türkiye işgücünden çıkış yaşı2024: erkek 60,8; kadın 60,5Çalışma hayatının sonlanma zamanı
OECD işgücünden çıkış yaşı2024: erkek 64,7; kadın 63,6Aynı yöntemle ülke karşılaştırması
Prim yoğunluğuÖdenen/bildirilen ay ÷ potansiyel ayHak birikiminin zaman kapsamı

43,1 saatlik gösterge yalnızca referans döneminde işbaşında olanlara ilişkindir ve mevsim etkilerinden arındırılmış aylık sonuçtur; yıllık ortalama olarak kullanılamaz. OECD'nin fiili çıkış yaşı ise 40+ nüfusun katılma oranlarındaki değişimlerden oluşturulan sentetik kohort ölçüsüdür; aylık bağlananların idari ortalama yaşıyla aynı değildir.

Çalışma süresini yalnızca haftalık saatle ölçmek, bir yılda çalışılan ayları ve işsizlik aralarını dışarıda bırakır. Varsayımsal olarak 30 yıllık gözlem aralığı 360 aydır. Bu aralıkta %100 prim yoğunluğu 360, %80 yoğunluk 288 ay eder; fark 72 aydır. Bu farkın aylığa etkisi hak kazanma ve aylık hesaplama kurallarına bağlıdır; buradan doğrudan %20 daha düşük aylık sonucu çıkarılamaz. Örnek yalnızca sürenin hak hesabından ayrılması gerektiğini gösterir.

Cinsiyete göre istihdam oranları da tek başına emekli aylığı farkını açıklamaz. Yaş dağılımı, ücretler, bakım nedeniyle verilen aralar, kayıtlılık, çalışma statüsü ve hak sahipliği birlikte değerlendirilmelidir. Toplam oranlar bu kanalların katkısını ayrı ayrı ölçmez.

Sigortalılık kapsamı: dosya mı, kişi mi?

SGK'nin 2025 Faaliyet Raporu, Aralık 2025 için 26.328.559 aktif sigortalı ve 16.204.425 pasif dosya kaydeder. Aylık alan kişi sayısı ise 17.015.688'dir. Yayımlanan aktif/pasif oranı 1,62'dir; payda kişi sayısı olduğunda aynı tablodan 1,55 çıkar.

Tablo 3SGK kayıtlarında dosya ve kişi ayrımıAralık 2025
GöstergeDüzey
Aktif sigortalı26.328.559
Pasif: dosya16.204.425
Pasif: aylık alan kişi17.015.688
Yaşlılık aylığı alan kişi12.254.719
Aktif / pasif dosya1,62
Aktif / pasif kişi (yazar hesabı)1,55

Ayrım, ölüm aylıklarında bir dosyanın birden fazla hak sahibini kapsayabilmesi gibi idari ilişkiler nedeniyle önem taşır. Ayrıca pasif toplamı yalnız yaşlılık aylıklarından oluşmaz; aktif toplamında da zorunlu sigortalılar yanında çırak, stajyer ve kursiyer gibi gruplar vardır ve bu grupların sigorta kapsamı aynı kabul edilemez.

Oran, kapsanan birimlerin sayısal ilişkisini özetler. Ancak her aktifin aynı kazançtan, aynı sayıda ay ve aynı sigorta kolları için prim ödediği; her dosyadan da aynı tutarın çıktığı varsayımını içermez. Bu nedenle kişi veya dosya sayısından tek başına gelir-gider dengesi hesaplanamaz. Bir yıl sonu stokunu yıllık ödeme akımıyla birleştirmek de zaman uyumu gerektirir: yıl içinde yeni aylık bağlananlar, vefatlar ve işe girişler varsa Aralık sayıları yıllık ortalamadan ayrılır.

TÜİK'in toplam istihdamı SGK aktif sayısına bölünerek otomatik bir kayıtlılık oranı da elde edilmez. Araştırmanın nüfus kapsamı, ücretsiz aile işçileri, kendi hesabına çalışanlar ve idari kaydın sigorta kapsamları önce eşleştirilmelidir.

İkame oranı ile gözlenen gelir aynı şey değil

OECD'nin net ikame oranı, modeldeki net emekli aylığını bireyin net çalışma kazancına böler. Pensions at a Glance 2025, ortalama kazançlı tam kariyer için Türkiye'de erkeklerde %94,4, kadınlarda %92,7; OECD ortalamasında sırasıyla %63,2 ve %62,4 hesaplar. Gözlenen gelir ise başka bir şeyi ölçer.

Şekil 2 / İki ayrı ölçü

Aradaki 10 puan bir kayıp değil, bir tanım farkı.

Soldaki bir kariyer senaryosunun sonucu, sağdaki farklı yaşam öykülerine sahip hanelerin kesitsel gelir ortalaması. Payları, paydaları ve yılları farklı.

Model · gelecekteki hak
%94,4 Pay: tam kariyer, ortalama kazançlı bir erkeğin net emekli aylığı.
Payda: aynı kişinin net çalışma kazancı.
Kapsam: 2024'te 22 yaşında işe girip normal emeklilik yaşına kadar kesintisiz çalışma varsayımı.
Gözlem · hane geliri
%84,5 Pay: 65 yaş üzerindekilerin ortalama eşdeğer kullanılabilir geliri.
Payda: toplam nüfusun aynı ortalaması.
Kapsam: 2022 gelir verisi; yalnız emekli aylığını değil hanenin tüm kullanılabilir gelirini içerir.
OECD ortalaması karşılıkları: net ikame oranı erkeklerde %63,2, kadınlarda %62,4; gözlenen göreli yaşlı geliri yaklaşık %87. Türkiye'de 66-75 yaş grubunda %86,9, 75 yaş üzerinde %79,6. Kaynak: OECD (2025, Tablo 4.4 ve Tablo 7.1).

Bu yüzden %94,4 ile %84,5 arasındaki fark bir tahmin hatası veya doğrudan gelir kaybı olarak yorumlanamaz. Vergi ve primlerin çalışma geliri ile emekli aylığına farklı uygulanması net oranı brüt orandan ayırır; kariyer kesintileri ve kazanç yolları değiştiğinde sonuç da değişir.

Göreli oranların yanında mutlak satın alma gücü de gerekir. Varsayımsal 100 birim net kazancın %80'i 80 birim; 50 birim net kazancın %90'ı 45 birimdir. Daha yüksek ikame oranı tek başına daha yüksek emeklilik geliri anlamına gelmez. Kendi brüt-net dönüşümünüzü maaş hesaplama aracıyla, aylık bağlama mantığını emekli maaşı nasıl hesaplanır yazısıyla inceleyebilirsiniz.

Hane bütçesi: aylık tek başına yetmez

TÜİK Gelir Dağılımı İstatistikleri 2025, gelir bakımından 2024 takvim yılını referans alır. Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 332.882 TL, Gini katsayısı 0,410'dur. Toplam gelirde sosyal transferlerin payı %18,2; bu transferler içinde emekli ve dul-yetim aylıklarının payı %89,3'tür.

0,182 × 0,893 = 0,1625 Emekli ve dul-yetim aylıklarının toplam gelirdeki payı yaklaşık %16,3. Yuvarlanmış bülten oranlarından yazar hesabıdır; aylıkların GSYH'deki payı değildir, ilgili araştırmanın gelir bileşimini ifade eder.

Bir hanede emekli aylığı yanında ücret, kira, finansal gelir ve haneler arası transfer bulunabilir; ortak konut ve bazı sabit giderler paylaşılabilir. Eşdeğer gelir ölçüleri hane büyüklüğü ve bileşimini dikkate alır, kişi başına basit bölme ile aynı değildir. Birikim ihtiyacını belirleyen de tek başına aylık değil, toplam net kaynaklar ile harcama arasındaki farktır.

Tablo 5Örnek hane bütçesiSayılar gerçek bir hane veya aylık düzeyini temsil etmez
Varsayımsal yıllık bütçeTutar (reel birim)
Emekli aylığı240
Diğer düzenli net gelir60
Tüketim ve planlanan gider360
Yıllık finansman farkı60

Hane bütçesinin zaman içinde değişmesi de hesaba katılır. İki gelirli bir hanenin tek gelire geçmesi, taşınma, bakım harcaması veya kredi geri ödemesinin sona ermesi aynı emekli aylığı altında farklı nakit akışları yaratır. Ortalama gelir, gelirin kaç kişide yoğunlaştığını da göstermez; buradaki 0,410 Gini toplam nüfusa ilişkindir, yaşlı nüfusun gelir dağılımı değildir.

Üç tasarruf oranı, üç ayrı payda

TÜİK Kurumsal Sektör Hesapları 2024'te toplam gayrisafi tasarruf/GSYH oranı %30,1'dir. Hanehalkının gayrisafi tasarrufunun GSYH'ye oranı %6,9; harcanabilir gelire oranı ise %11,3'tür (2023'te %11,8). Üç oran farklı ekonomik sorulara yanıt verir.

Tablo 6Tasarruf göstergelerinin paydaları2024
GöstergeOranPayda
Toplam ekonomi gayrisafi tasarrufu%30,1GSYH
Hanehalkı gayrisafi tasarrufu%6,9GSYH
Hanehalkı gayrisafi tasarrufu%11,3Hanehalkı harcanabilir geliri

Gayrisafi tasarruf, sabit sermaye tüketimi düşülmeden ölçülür ve ulusal hesaplarda tasarruf, mevduat hesabına yatırılan tutardan daha geniş bir kavramdır. Sektörün ortalama oranı da her hanenin gelirinin %11,3'ünü ayırdığını veya bu tutarın emekliliğe yöneldiğini göstermez.

EGM'nin 10 Eylül 2026 tarihli özetinde gönüllü BES fon büyüklüğü 2,46 trilyon TL ve katılımcı sayısı 10,35 milyon; otomatik katılımda fon büyüklüğü 0,17 trilyon TL ve katılımcı sayısı 7,91 milyondur. İki sistemin katılımcı sayıları benzersiz kişi sayısı kabul edilerek toplanmamalıdır; aynı kişi iki sistemde birden bulunabilir. Fon tutarları da belirli tarihteki nominal stoktur: stok değişimi net katkılar, çıkışlar ve getirilerle oluşur, dolayısıyla fon büyümesi doğrudan yeni tasarruf veya reel getiri değildir.

Nominal gelir ve satın alma gücü

Emeklilik geliri yıllar boyunca ödendiği için nominal tutarların aynı fiyat düzeyine getirilmesi gerekir. TÜİK Aralık 2025 bülteninde yıllık TÜFE değişimi %30,89, on iki aylık ortalamalara göre değişim %34,88'dir; bu ikisi farklı dönemleri ölçer.

Reel değişim = (1 + nominal değişim) ÷ (1 + fiyat değişimi) − 1 Varsayımsal %40 nominal artış, %30,89 fiyat artışıyla karşılaştırılırsa reel değişim yaklaşık %6,96'dır. %40 − %30,89 = %9,11 işlemi bileşik ilişkiyi içermez. Örnek herhangi bir aylığın fiili artışını temsil etmez.

Aylıklar yıl içinde farklı tarihlerde değişiyorsa, yıl sonu aylığı ile yılın toplam satın alma gücü ayrı ölçülerdir. On iki aylık ödemenin her biri kendi ayının fiyat düzeyiyle düzeltilip toplanabilir:

Yıllık reel ödeme = Σt=1..12 [ aylık nominal ödemet × baz fiyat endeksi ÷ ayın fiyat endeksit ] Yalnız Aralık tutarına bakmak, yılın önceki aylarında alınan ödemeleri temsil etmez.

Genel tüketici fiyat endeksi ortak bir karşılaştırma tabanı sunar; buna karşılık bir hanenin konut, gıda, ulaştırma ve sağlık harcaması ağırlıkları genel sepetten farklı olabilir. Burada yaşlılara özel ayrı bir fiyat endeksi hesaplanmamıştır. Kendi sepetinizin resmî orandan ne kadar saptığını kişisel enflasyon aracıyla ölçebilirsiniz.

Sistemin dönemlik finansman özdeşliği

Dağıtım esaslı emeklilik finansmanını incelemek için basitleştirilmiş bir dönem özdeşliği kurulabilir. A prim ödeyen eşdeğer birim sayısı, w ortalama prime esas kazanç, τ emekliliğe atfedilen etkin tahsilat oranı, R ödeme yapılan eşdeğer dosya sayısı, b ortalama dönemlik ödeme; T dış transferler, O diğer net kaynaklar, M idari giderler olsun.

Dönem farkı = τ·w·A + T + O − b·R − M Bu bir kurumun resmî muhasebe tablosu değildir; sağlık ve diğer sigorta kollarını emeklilikten ayıran, zaman ve kapsam bakımından eşleştirilmiş analitik bir çerçevedir. Yasal prim oranıyla etkin tahsilat oranı aynı olmayabilir.

Yalnız primle karşılanan, diğer kalemleri sıfır kabul edilen varsayımsal bir dengede ilişki b ÷ w = τ × (A ÷ R) biçimini alır:

Tablo 7Varsayımsal prim-ödeme ilişkisiTüm değerler örnektir; SGK için prim oranı, hak kazanma kuralı veya aylık tahmini değildir
Varsayımsal A/REtkin oran τFinanse edilen b/w
1,5%20%30
2,0%20%40
2,5%20%50
2,0%25%50

b/w sistemin ortalama ödemesini ortalama prim matrahına böler; OECD'nin bireysel net ikame oranıyla aynı ölçü değildir. Aynı ödeme düzeyinde A/R yükselirse primle karşılanabilen tutar artar. Ancak aylıklar da kazançlarla birlikte değişiyorsa gelir ve gider tarafları eşzamanlı hareket edebilir; tek değişkenli karşılaştırma, diğerlerinin sabit tutulduğu bir duyarlılık hesabıdır.

Ödemeleri toplam üretime oranlamak da benzer bir ayrıştırma verir:

Emeklilik ödemeleri ÷ Y = (R ÷ E) × (b ÷ y),   y = Y ÷ E Özdeşlik, ödeme oranını yararlanıcı/çalışan oranı ile ortalama ödeme/çalışan başına üretim oranına ayırır. Çalışan başına üretim bireyin ücreti değildir.

Birikim süresi ve reel getiri

Başlangıç varlığı sıfır, yıl sonunda yapılan reel katkı C, yıllık sabit reel net getiri r ve birikim süresi n olsun:

V = C × [ (1 + r)n − 1 ] ÷ r  (r ≠ 0);   V = C × n  (r = 0) Katkının yıl sonunda yapılması, ilk katkının n−1 yıl getiri kazanması anlamına gelir. Yıl başı katkıda sonuç (1 + r) ile çarpılır; başlangıç birikimi B varsa B × (1 + r)n eklenir.

Şekil 3 / Senaryo

Süre yalnız katkı sayısını değil, getiri kazanma süresini de uzatır.

Her yıl sonunda 60.000 TL sabit satın alma gücünde katkı. Sonuçlar bin reel TL; başlangıç varlığı sıfır.

Süre%0 reel net%2 reel net%4 reel net
20 yıl 1.200 1.458 1.787
30 yıl 1.800 2.434 3.365
40 yıl 2.400 3.624 5.702
Çubuklar satır ve sütunlar arasında ortak ölçekte; en uzunu 5.702 bin reel TL. Getiriler varsayımsal ve sabittir, vergi ve masraflar sonrası net oran olarak tanımlanmıştır. Devlet katkısı veya ayrı bir ürün kuralı eklenmemiştir. Yazar hesapları.

30 yılda %2 reel net getiri altında yaklaşık 2,43 milyon reel TL birikir. Aynı katkıyla 20 yıl yaklaşık 1,46 milyon, 40 yıl yaklaşık 3,62 milyon reel TL üretir.

Kesintinin zamanı da önemlidir. 30 yıllık dönemin başındaki beş katkı yapılmaz, sonraki 25 yıl aynı katkı sürerse %2 reel getiride yaklaşık 1,92 milyon reel TL elde edilir; tam senaryoya göre fark yaklaşık 512 bin reel TL'dir. Bu hesap kesintinin zamanını açıkça tanımlar; herhangi beş yıllık kesintiyle aynı sonuç beklenmez.

Net oranın kendisi de belirleyicidir: 30 yıl boyunca reel net getirinin %3 yerine %2 olması, aynı katkı altında birikimi yaklaşık 2,85 milyondan 2,43 milyon reel TL'ye indirir — yaklaşık %14,7 fark. Bu, gider, vergi, portföy getirisi veya bunların birleşiminden kaynaklanabilir; örnek belirli bir fonun maliyetini veya performansını ölçmez.

Sabit reel katkı, nominal katkının fiyat düzeyiyle birlikte artması varsayımını içerir. Nominal katkı sabit tutulursa reel katkı yolu farklı olur ve yukarıdaki tablo geçerli olmaz. Gerçek getiriler de her yıl sabit değildir; sonuçlar birikimin olasılık dağılımını göstermeyen deterministik hesaplardır.

Ödeme süresi ve gereken başlangıç varlığı

Emeklilikte diğer net gelirler düşüldükten sonra her yıl sonunda karşılanacak sabit reel finansman farkı G, ödeme süresi m ve reel net getiri r olsun:

Vgerekli = G × [ 1 − (1 + r)−m ] ÷ r r = 0 ise Vgerekli = G × m. Bu belirli süreli ödemedir, yaşam boyu aylık garantisi değildir: m yıllık ufuk dolduğunda kişi yaşamaya devam edebilir.

Şekil 4 / Senaryo

Aynı geliri beş yıl daha ödemek 345 bin TL daha fazla varlık ister.

Yıllık 120.000 TL reel finansman farkı için gereken başlangıç varlığı, bin reel TL. Ödemeler yıl sonundadır.

Ödeme süresi%0 reel net%2 reel net%4 reel net
20 yıl 2.400 1.962 1.631
25 yıl 3.000 2.343 1.875
30 yıl 3.600 2.688 2.075
Başlıktaki 345 bin TL farkı, %2 reel net getiride 25 yıl (2.343) ile 30 yıl (2.688) arasındaki farktır ve son beş yıldaki ödemelerin başlangıç tarihine indirgenmiş değeridir. Aylık 10.000 TL ifadesi yalnız yıllık toplamın karşılığıdır; gerçek ödeme zamanlaması ayrıca hesaplanmalıdır. Yazar hesapları.

İki aşama birleştirildiğinde tablo tamamlanır. 25 yıllık, yıllık 120.000 TL reel farkı %2 getiriyle karşılayacak 2,34 milyon reel TL'yi biriktirmek için birikim aşamasında da %2 getiri varsayılırsa, 20 yıl boyunca yılda yaklaşık 96.400 TL; 30 yıl boyunca 57.800 TL; 40 yıl boyunca 38.800 TL reel katkı gerekir.

Aynı hedefe daha uzun sürede ulaşılması yıllık katkıyı azaltır. Ancak daha uzun birikim dönemi varsayımı; işe giriş tarihi, gelir devamlılığı, sağlık, bakım sorumlulukları ve istihdam olanaklarından bağımsız gerçekleşmiş sayılmaz. Formül ekonomik ilişkinin büyüklüğünü verir, bireyin bu yolu izleyebileceğini varsaymaz. Kendi sayılarınızla denemek için finansal özgürlük hesaplama ve birikim hesaplama araçlarını kullanabilirsiniz.

Getirilerin sırası: aynı ortalama, farklı sonuç

Sabit oranlı formüller karşılaştırmayı kolaylaştırır; emeklilikte ise değişken getirilerin sırası ayrıca önem taşır. Çekiş yapıldığı için aynı getiri dizisinin farklı sıraya konması farklı dönem sonu varlık üretir.

Şekil 5 / İki yol

Aynı iki getiri, ters sırayla: 4,5 birim fark.

Başlangıç 100 birim, her yıl sonunda 10 birim çekiş. Çekiş olmasaydı iki yol da başlangıç değerine dönerdi: 0,80 × 1,25 = 1.

Önce −%20, sonra +%25Kötü yıl başta 77,5

100 × 0,80 − 10 = 70  →  70 × 1,25 − 10 = 77,5

Önce +%25, sonra −%20İyi yıl başta 82,0

100 × 1,25 − 10 = 115  →  115 × 0,80 − 10 = 82,0

Fark, getiri ortalamalarının değil nakit çıkışlarının varlık tabanıyla etkileşiminin sonucudur. Çekişin başa alınması veya tutarının varlığa göre değiştirilmesi hesabı değiştirir. Yazar tarafından oluşturulmuş örnek.

Ortalama kalan yaşam süresini tek bir son tarih olarak kullanmak da ortalamanın üzerinde yaşayanları dışarıda bırakır. İki kişilik hanede son hayatta kalan kişinin ihtiyaçları tek kişinin ortalama ömrüyle temsil edilmez; eşin vefatıyla gelirler ve giderler aynı oranda değişmeyebilir.

Harcama yolunun sabit reel tutar olması da bir varsayımdır: çalışmayla bağlantılı bazı giderler azalabilir, bakım ve destek hizmetleri farklı yaşlarda ortaya çıkabilir. Ayrıca toplam varlık ile hemen kullanılabilir varlık ayrımı gerekir; ikamet edilen konutun piyasa değeri doğrudan aylık harcamaya çevrilemez. Bu boyutlar, tek bir hedef birikim tutarını evrensel ölçü haline getirmeyi sınırlar.

Sonuç

Türkiye'de emekliliğin finansal matematiği, nüfus oranlarını çalışma gelirine, çalışma gelirini prim ve tasarruf akımlarına, bu akımları da emeklilikteki tüketim süresine bağlayarak açıklanabilir. Göstergelerin birlikte okunması için tarih ve tanım uyumu gerekir.

Tablo 11Koşullu ekonomik ilişkilerBir değişkenin fiilen ne kadar değişeceğine ilişkin tahmin içermez
Değişken değiştiğindeDiğerleri sabitken mekanik ilişki
Prim ödenen ay sayısı artarKatkı tabanı ve birikim süresi genişler; aylık etkisi kurallara bağlıdır.
Prime esas reel kazanç artarPrim geliri artar; ilerideki haklar da kazanca bağlı değişebilir.
Ödeme süresi uzarSabit reel ödeme için gereken başlangıç varlığı artar.
Reel net getiri artarSabit katkıyla birikim artar; aynı ödeme için gereken varlık azalır.
Emeklilikte diğer net gelir artarAynı harcama düzeyinde varlıktan karşılanacak fark azalır.
Harcamanın reel düzeyi artarAynı gelirler altında finansman farkı büyür.

Özellikle yaşlı/çalışma çağı oranı ile aktif/pasif oranı; teorik ikame oranı ile gerçekleşmiş hane geliri; nominal fon stoku ile reel yeni tasarruf ayrı tutulmalıdır. Sunulan veriler ve özdeşlikler tek bir kurumun veya politikanın performansını ölçmez. Bu çerçevede emeklilik, bir yaş eşiğinin yanında yaşam boyunca oluşan sürelerin, gelirlerin ve varlıkların ortak hesabıdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Kaynak kontrolü: . Mikro veri kullanılmamıştır; dağılımlar ve bireysel geçişler toplam göstergelerden yeniden kurulamaz. Yaş, eğitim, sektör ve kazanç bileşiminin etkisi istatistiksel olarak ayrıştırılmamıştır, dolayısıyla gözlenen farklar nedensel etki olarak sunulmaz. Hesapta ya da kaynakta hata bildirmek için iletişim sayfasını, güncelleme yaklaşımı için yayın ilkelerini kullanabilirsiniz.

Ek A — Hesaplama ayrıntıları

Birikim tablolarında başlangıç varlığı sıfır; yıllık reel katkı 60.000 TL; süre 20, 30 veya 40 yıl; reel net getiri %0, %2 veya %4'tür. Ödeme tablolarında yıllık reel çekiş 120.000 TL; süre 20, 25 veya 30 yıldır. Her iki aşamada işlemler yıl sonundadır. Vergi ve giderler net getiri tanımının içindedir; ayrı teşvik veya ürün kuralı kullanılmamıştır. Tablolar bin TL'ye, yıllık katkı örnekleri yüz TL'ye yuvarlanmıştır.

Vn = B × Πt=1..n(1 + rt) + Σt=1..n [ Ct × Πj=t+1..n(1 + rj) ] B başlangıç varlığı; Ct t yılının sonunda yatırılan net katkı; rt ilgili yılın reel net getirisidir. Sonraki yıl kalmadığında çarpım 1 kabul edilir. Ödeme aşamasında dönem sonu varlık Vt = Vt−1 × (1 + rt) − Gt ile izlenebilir. Bu iki ifade değişken katkı, değişken getiri ve değişken çekişe izin verir.

Sık sorulan sorular

Yaşlı bağımlılık oranı ile aktif/pasif oranı aynı şey mi?

Hayır. Bağımlılık oranı nüfus sayımına dayanır ve 65+ nüfusu çalışma çağındaki nüfusa böler; çalışma çağındaki herkes çalışmaz. Aktif/pasif oranı ise idari kayıttaki prim ödeyenleri aylık dosyalarına böler. Biri demografik, diğeri sigorta kapsamına ilişkin bir ölçüdür ve aralarındaki geçiş istihdam, kayıtlılık ve prim yoğunluğundan geçer.

Türkiye'nin ikame oranı %94 ise neden yaşlıların geliri ortalamanın altında?

İki sayı aynı şeyi ölçmez. %94,4, tam kariyer varsayımıyla bir bireyin gelecekteki net aylığının net kazancına oranıdır. %84,5 ise 65 yaş üzerindekilerin gözlenen ortalama eşdeğer hane gelirinin toplam nüfus ortalamasına oranıdır; farklı yıla, farklı paydaya ve farklı yaşam öykülerine dayanır. Aradaki fark bir tahmin hatası değildir.

Emeklilik için ne kadar biriktirmem gerekir?

Tek bir evrensel tutar yoktur. Gereken varlık, emeklilikte diğer gelirler düşüldükten sonra kalan yıllık reel finansman farkına, ödeme süresine ve reel net getiriye bağlıdır. Yazıdaki örnekte yıllık 120.000 TL reel fark, 25 yıl ve %2 reel net getiri varsayımıyla yaklaşık 2,34 milyon reel TL gerektirir. Süre 30 yıla çıkarsa aynı gelir için yaklaşık 2,69 milyon gerekir.

Fon büyüklüğünün artması tasarrufun arttığı anlamına gelir mi?

Doğrudan hayır. Fon tutarı belirli bir tarihteki nominal stoktur; değişimi net katkılar, çıkışlar ve getirilerle birlikte oluşur. Yeni tasarruf akımını ölçmek için stok değişiminin bileşenlerine ayrılması ve tutarların aynı fiyat düzeyine getirilmesi gerekir.

Ortalama getiri aynıysa sonuç da aynı olmaz mı?

Çekiş yapılmadığı sürece evet; ancak emeklilikte para çekildiği için getirilerin sırası sonucu değiştirir. Yazıdaki örnekte aynı iki getiri ters sırayla uygulandığında dönem sonu varlık 77,5 ile 82,0 birim arasında ayrışır. Fark, nakit çıkışlarının küçülmüş veya büyümüş varlık tabanıyla etkileşiminden gelir.